Konuralp Tykhe’si: Bir Kent Kendi Talihini Nasıl Görselleştirir?
Güncelleme tarihi: 15 Eki
Yazan: Sanat Tarihçisi Zerrin Avan
1931 yılında Konuralp’te bulunan ve günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde korunan anıtsal Tykhe heykeli, Prusias ad Hypium’un Roma İmparatorluk Dönemi sanatının dikkat çekici eserlerinden biridir. Yaklaşık 2,65 metre yüksekliğindeki heykel, yalnızca “şans tanrıçası”nı betimlemez. Kent surlarını çağrıştıran tacı, bereket boynuzu ve çocuk Ploutos figürüyle refah, zenginlik ve kentsel kimliğin nasıl görselleştirildiğini de ortaya koyar.
Konuralp’te bulunan Tykhe

Konuralp Tykhe heykeli 1931 yılında Prusias ad Hypium antik kentinde bulunmuştur. Eser günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte; Konuralp Müzesi’nde ise bir kopyası bulunmaktadır.
Yaklaşık 2,65 metre yüksekliğindeki mermer heykel MS 2. yüzyıla tarihlendirilmektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanımlamasına göre eser, kökeni MÖ 4. yüzyıla uzanan bir heykel tipinin Roma İmparatorluk Dönemi’nde yapılmış kopyasıdır. Bu bilgi önemlidir.
Çünkü karşımızda yalnızca Roma döneminde üretilmiş bir tanrıça heykeli değil, daha eski Yunan heykel geleneğinin Roma döneminde yeniden kullanılan bir ikonografik tipi bulunmaktadır.
Tykhe kimdi?
Tykhe (Τύχη), antik Yunan dünyasında talih, rastlantı, değişken kader ve başarı ile ilişkilendirilen tanrısal bir figürdür. Başlangıçta daha genel bir talih kavramının kişileştirilmesi olarak karşımıza çıkan Tykhe, özellikle Helenistik Dönem’de kentlerin kaderi ve refahıyla giderek daha güçlü biçimde ilişkilendirilmiştir.
Bu değişimin tarihsel bağlamı önemlidir. Büyük İskender sonrasında ortaya çıkan Helenistik dünyada;
krallıkların sınırları değişiyor, yeni kentler kuruluyor, savaşlar ve hanedan mücadeleleri yaşanıyor ve bireylerle kentlerin kaderleri hızla değişebiliyordu.
Tykhe böyle bir dünyada yalnızca bireysel “şans”ın değil, bir kentin başına gelebilecek iyi veya kötü gelişmelerin de simgesine dönüştü. Roma dünyasında ise benzer işlevler büyük ölçüde Fortuna figürüyle ilişkilendirildi. Ancak Tykhe ile Fortuna’yı tamamen aynı tarihsel ve dinsel figürler olarak değerlendirmek yerine, iki gelenek arasında güçlü bir karşılık ve etkileşim bulunduğunu söylemek daha doğru olur.
Başındaki sur tacı ne anlatıyor?
Konuralp Tykhe’sinin en dikkat çekici unsurlarından biri başındaki taçtır.
Bu tür taçlar modern literatürde mural crown / sur tacı olarak adlandırılır. Taç, kuleler veya kent surlarını çağrıştıran mimari biçimlerden oluşur. Dolayısıyla tanrıçanın başındaki unsur yalnızca süsleme değildir.
Kenti temsil eder.
Tykhe böylece soyut bir talih tanrıçası olmaktan çıkar ve belirli bir kentsel topluluğun refahıyla ilişkilendirilebilir.
Konuralp Tykhe’sinde başlığın zeytin yapraklarıyla zenginleştirilmiş olması da ikonografiye bereket ve doğurganlık çağrışımları ekler.
Kültür ve Turizm Bakanlığı da heykelin başındaki tacı şehir surlarını temsil eden bir unsur olarak tanımlamaktadır. (Kültür ve Turizm Bakanlığı)
Bereket boynuzu ve çocuk Ploutos
Heykelin sol tarafında başka bir önemli ikonografik grup bulunur.
Tykhe, çeşitli meyvelerle dolu bereket boynuzunu — cornucopia — ve çocuk Ploutos figürünü taşır. (Kültür ve Turizm Bakanlığı)
Cornucopia antik sanatta;
bolluk, verimlilik, ürün zenginliği ve maddi refah ile ilişkilendirilen yaygın bir simgedir.
Ploutos ise zenginlik ve bolluğun kişileştirilmiş figürüdür.
Bu nedenle heykelin ikonografisi yalnızca rastlantısal “iyi şans” düşüncesine indirgenemez.
Tanrıçanın taşıdığı simgeler kent refahını, üretkenliği ve sürekliliği de görünür hâle getirir. Bu açıdan bakıldığında heykel şu düşünceyi somutlaştırır:
Kentin iyi talihi, aynı zamanda kentin refahıdır.

Antakya Tykhe’si neden önemli?
Tykhe’nin kentle özdeşleşmesinin en ünlü örneklerinden biri Antiochia Tykhe’sidir.
Heykeltıraş Eutychides tarafından yaklaşık MÖ 300 dolaylarında oluşturulan ünlü heykelde Tykhe, başında sur tacıyla bir kaya üzerinde oturur.
Ayaklarının altında ise Orontes Nehri’nin kişileştirilmiş figürü görülür. Bu kompozisyonda tanrıça yalnızca talihi değil, doğrudan Antiochia kentini temsil eder. Kentin; surları, coğrafyası, nehri
ve bereketi tek bir kadın figüründe birleştirilmiştir. (OUP Academic)
Eutychides’in bu modeli son derece etkili olmuş ve kentleri temsil eden sur taçlı kadın figürlerinin Helenistik ve Roma dünyasında yaygınlaşmasına katkıda bulunmuştur. (Livius)
Bu nedenle Konuralp Tykhe’sini de daha geniş bir kent kişileştirmesi geleneği içerisinde değerlendirmek mümkündür.
Peki Konuralp Tykhe’si Prusias ad Hypium’un kendisi midir?
Burada dikkatli olmak gerekir.
Bir kentten bulunan Tykhe heykelinin doğrudan “Prusias ad Hypium kentinin kişileştirilmiş tanrıçasıdır”
şeklinde tanımlanabilmesi için eserin bulunduğu arkeolojik bağlam, yazıtlar ve başka ikonografik veriler de önem taşır.
Konuralp Tykhe’sinin kentle ilişkili simgeleri son derece belirgindir. Fakat yalnızca heykelin varlığından hareket ederek Prusias ad Hypium’un resmî kent Tykhe’sini kesin olarak temsil ettiğini veya belirli bir “Tykhe Polis” kültünün varlığını kanıtladığını söylememek gerekir.
Daha güvenli ifade şudur:
Heykel, Roma İmparatorluk Dönemi Prusias ad Hypium’unda Tykhe ikonografisinin ve kent refahıyla ilişkili sembolik dilin bilindiğini ve anıtsal ölçekte temsil edildiğini göstermektedir.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü sanat tarihindeki bir ikonografiyi, doğrudan belgelenmiş bir dinsel kurumla eşitlememek gerekir.
Konuralp’te Tykhe tapınağı var mıydı?
Bugün elimizdeki Tykhe heykeli çok etkileyici olmasına rağmen, bundan hareketle Konuralp’te kesin olarak bir Tykhe Tapınağı bulunduğunu söylemek mümkün değildir.
Antik dünyanın başka kentlerinde Tykhe’ye adanmış tapınaklar ve kutsal alanlar bilinmektedir.
Ancak bir kentten Tykhe heykeli çıkması, tek başına o kentte ayrı ve bağımsız bir Tykhe tapınağının varlığını kanıtlamaz.
Heykel;
bir kamusal yapı, bir kutsal alan, bir nymphaion, bir meydan veya başka bir temsil ortamıyla ilişkili olmuş olabilir. Eserin özgün sergileme bağlamı kesin olarak belirlenmeden bu konuda ihtiyatlı olmak gerekir.
Bu nedenle Konuralp açısından esas soru:
“Tykhe’ye tapınılıyor muydu?”
sorusunun yanı sıra,
“Bu heykel kentin hangi mekânında ve hangi bağlamda görülüyordu?”
olmalıdır.
Bir kent heykeli nasıl okunur?
Konuralp Tykhe’sini yalnızca tanrıçanın mitolojik özellikleri üzerinden okumak eksik kalır.
Heykel aynı zamanda bir kamusal imgedir. 2,65 metre yüksekliğindeki anıtsal bir figürün antik kentte görülme biçimi, küçük bir ev heykelciğinden çok farklıdır.
Bu ölçekteki bir eser;
izleyici üzerinde görsel hâkimiyet kurar, kamusal alanın anlamını şekillendirir ve temsil ettiği kavramı görünür hâle getirir.
Dolayısıyla Konuralp Tykhe’sinin önünde duran antik bir izleyicinin yalnızca “talih tanrıçasını” görmediğini düşünebiliriz. Sur tacı, bolluk simgeleri ve Ploutos ona kent yaşamının refah, güvenlik ve gelecekle ilgili ideallerini de hatırlatıyor olmalıydı.
Tykhe ve kent kimliği
Antik kentin kimliği yalnızca surlar, yollar ve kamu yapılarından oluşmaz.
Kentler aynı zamanda kendilerini imgeler aracılığıyla temsil ederler. Tanrılar, kahramanlar, nehir kişileştirmeleri, sikkeler ve kent Tykheleri bu görsel kimliğin parçalarıdır. Bu durum Prusias ad Hypium açısından özellikle dikkat çekicidir.
Kentin Roma dönemi sikkelerinde eski kent adı Kieros ve Hypios gibi yerel coğrafi unsurların kişileştirilmesiyle karşılaşılması, kentin kendisini geçmişi ve coğrafyası üzerinden temsil edebildiğini gösterir.
Tykhe heykeli de bu görsel dünya içerisinde düşünülebilir. Bir tarafta kent geçmişini ve yerel coğrafyayı hatırlatan figürler; diğer tarafta kent refahını ve talihini temsil eden Tykhe. Böylece Prusias ad Hypium yalnızca fiziksel bir kent değildir.
Kendisini imgeler aracılığıyla anlatan bir kenttir.
Roma döneminde eski bir Yunan tipi neden yeniden kullanıldı?
Konuralp Tykhe’sinin MS 2. yüzyılda yapılmış olması başka bir önemli soruyu ortaya çıkarır.
Neden Roma İmparatorluk Dönemi’nde eski Yunan heykel geleneğine dayanan bir tip kullanılmıştır?
Roma dönemi Anadolu kentlerinde eski Yunan sanatına, mitolojisine ve polis geleneklerine ait görsel diller yaşamaya devam etmiştir. Bu durum Roma hâkimiyetinin yerel Yunan kent kültürünü bütünüyle ortadan kaldırmadığını gösterir. Prusias ad Hypium da Roma İmparatorluğu içinde bulunan bir kent olmasına rağmen;
Yunanca yazıtlar kullanıyor,
Yunan kökenli kent kurumlarını sürdürüyor,
Zeus, Dionysos ve başka geleneksel tanrılarla ilişkili kültleri yaşatıyor ve Yunan heykel geleneğinin ikonografik biçimlerinden yararlanıyordu. Tykhe heykeli bu kültürel sürekliliğin görsel göstergelerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Tykhe yalnızca “şans” mıdır?
Tykhe sözcüğünü modern Türkçedeki “şans” kavramıyla çevirmek mümkündür. Fakat bu karşılık yeterli değildir.
Antik dünyada Tykhe;
bir insanın başına gelen beklenmedik olayları,
bir hükümdarın başarısını,
bir savaşın sonucunu,
bir kentin yükselişini
veya çöküşünü
açıklayabilecek daha geniş bir kader ve değişkenlik düşüncesini temsil edebilirdi.
Özellikle kent bağlamında Tykhe, topluluğun ortak geleceğiyle ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle Konuralp Tykhe’sine bakarken modern anlamda “şans getiren tanrıça” düşüncesinden daha geniş bir kavrama bakıyoruz.
Kentin başına ne geleceği, refahının sürüp sürmeyeceği ve geleceğinin nasıl şekilleneceği bu imgenin anlam alanına dâhildir.
Bir heykel bize kentin kendisi hakkında ne anlatabilir?
Konuralp Tykhe’sinin önemi tam da burada ortaya çıkar. Heykel yalnızca antik mitoloji hakkında bilgi vermez. Prusias ad Hypium halkının önem verdiği kavramların görsel dünyasına açılan bir pencere oluşturur.
Sur tacı bize kenti,
bereket boynuzu bolluğu,
Ploutos zenginliği
ve Tykhe’nin kendisi değişken talih ve geleceği
hatırlatır.
Bu unsurlar birlikte düşünüldüğünde heykel bir tanrıça tasvirinden daha fazlasına dönüşür. Bir kentin kendisi için arzuladığı;
güvenlik, refah, bereket ve iyi gelecek
fikrinin görsel ifadesi hâline gelir.
Konuralp Tykhe’sine bugün nasıl bakmalıyız?
Bugün heykeli müzede gördüğümüzde onu çoğunlukla bağımsız bir sanat eseri olarak algılarız.
Oysa antik dünyada heykel bir müze nesnesi değildi. Belirli bir mimari çevreye, kamusal yaşama, dinsel düşüncelere ve toplumsal ilişkilere aitti. Dolayısıyla asıl araştırılması gereken meselelerden biri eserin özgün bağlamıdır.
Nerede bulunuyordu?
Hangi yapıyla ilişkiliydi?
Kimler tarafından görülüyordu?
Yakınında başka heykeller veya yazıtlar var mıydı?
Bir kamusal alanın parçası mıydı?
Bu soruların cevapları heykelin anlamını büyük ölçüde değiştirebilir.
Kentin talihi kimin talihiydi?
Tykhe figürü bizi son olarak daha geniş bir soruya götürür:
Bir kentin refahından söz edildiğinde kimin refahından söz ediliyordu?
Antik Prusias ad Hypium toplumu homojen değildi.
Yerel elitler,
yurttaşlar,
yabancılar,
köleler,
kadınlar
ve farklı toplumsal statülere sahip insanlar aynı kent içerisinde yaşıyordu. Dolayısıyla “kentin refahı” fikri, toplumun bütün kesimleri tarafından aynı şekilde deneyimlenmiş olmak zorunda değildir. Bu soru Tykhe ikonografisini yalnızca dinsel değil, toplumsal açıdan da düşünmemizi sağlar.
Tanrıçanın temsil ettiği bolluk ve iyi talih bir kent idealidir. Fakat tarihçinin görevi, bu idealin arkasındaki gerçek kent toplumunu da araştırmaktır.
Bir tanrıça heykelinden kent tarihine
Konuralp Tykhe’si bu nedenle yalnızca mitoloji başlığı altında değerlendirilecek bir eser değildir.
Heykel;
Roma dönemi heykeltıraşlığını, eski Yunan ikonografisinin devamlılığını, kent kimliğini, refah düşüncesini ve Prusias ad Hypium’un kendisini görsel olarak nasıl temsil etmiş olabileceğini aynı anda düşünmemize imkân verir. Bugün tiyatroya, köprüye veya surlara bakarak Prusias ad Hypium’un fiziksel kentini görebiliyoruz.
Tykhe ise bize başka bir şeyi gösteriyor:
Kentin kendisi hakkında kurduğu ideali.
Surla korunan, bereketli, zengin ve talihi açık bir kent. Bu nedenle Konuralp Tykhe’sine yalnızca “Bu hangi tanrıça?” diye sormak yeterli değildir.
Daha anlamlı soru şudur:
Prusias ad Hypium kendisi için nasıl bir gelecek hayal ediyordu?
Tykhe heykelinin ikonografisi, bu soruya verilen görsel cevaplardan biri olabilir.
Zerrin Avan
Sanat Tarihçisi
Kaynakça
Kültür ve Turizm Bakanlığı. “Düzce – Konuralp Müzesi, Tykhe Heykeli.” Eserin MS 2. yüzyıla tarihlenmesi, ikonografisi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki özgün heykel hakkında temel bilgi.
Okan, Emre. Prusias ad Hypium Tykhe heykeli ve kentin heykeltıraşlık eserlerine ilişkin değerlendirmeler.
Traversari, Gustavo. Prusias ad Hypium’dan heykeltıraşlık eserlerine ilişkin çalışma, 1993.
The Princeton Encyclopedia of Classical Sites. “Prusias ad Hypium (Konuralp or Üskübü), Turkey.”
Antiochia Tykhe’sinin ikonografisi ve Eutychides tipi için karşılaştırmalı olarak Oxford Academic, Cambridge Museum of Classical Archaeology ve ilgili klasik sanat literatürü kullanılabilir.




Yorumlar