top of page

Prusias ad Hypium’da Mitoloji: İnanç, Kimlik ve Kent Belleği

17 Eyl 2025
6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 15 Eki


Yazan: Sanat Tarihçisi Zerrin Avan


Prusias ad Hypium’dan günümüze ulaşan Tykhe heykeli, Orpheus Mozaiği, Dionysos’la ilişkili buluntular ve nehir tanrısı tasvirleri, mitolojinin antik kent yaşamında yalnızca anlatılan hikâyelerden ibaret olmadığını gösterir. Mitolojik imgeler; kent kimliğinin kurulması, doğanın anlamlandırılması, dinsel pratikler, toplumsal aidiyet ve geçmişin hatırlanmasıyla ilişkiliydi. Bu nedenle Konuralp’in mitolojik dünyasını anlamak, aynı zamanda burada yaşayan insanların kentlerini ve kendilerini nasıl anlamlandırdıklarını araştırmak anlamına gelir.


Tykhe Heykeli
Tykhe Heykeli - Sergilendiği yer: İstanbul Arkeoloji Müzesi

Mitoloji yalnızca hikâye miydi?

Bugün “mitoloji” dediğimizde çoğu zaman Zeus, Dionysos, Orpheus veya Herakles hakkında anlatılan hikâyeler akla gelir. Antik dünyada ise bu anlatıları dinsel yaşamdan, kamusal mekândan ve toplumsal ilişkilerden kesin çizgilerle ayırmak mümkün değildir.


Tanrılar; heykellerde, sikkelerde, mozaiklerde,

tapınaklarda, festivallerde, adaklarda ve yazıtlarda

görünür hâle geliyordu.


Dolayısıyla mitoloji yalnızca “anlatılan” değil, aynı zamanda görülen, uygulanan ve deneyimlenen bir kültürel sistemdi. Prusias ad Hypium’un arkeolojik buluntuları da bu dünyanın yerel biçimlerini görmemizi sağlar.



İnanç ile kimlik arasındaki ilişki

Antik kentlerde dinsel aidiyet yalnızca bireyin tanrılarla kurduğu özel ilişkiden ibaret değildi.

Kentlerin kendi tanrıları, kültleri, festivalleri, kutsal alanları ve mitolojik geçmişleri bulunabiliyordu. Bir yurttaşın belirli bir festivale katılması veya kent tarafından önem verilen bir tanrıya adak sunması aynı zamanda toplumsal aidiyetin parçası olabilirdi. Bu nedenle antik dünyada inanç ile kent kimliği çoğu zaman birbirine dokunur.


Fakat buradan bütün kent halkının aynı inançları aynı biçimde paylaştığı sonucu da çıkarılmamalıdır.

Antik kent toplumu; farklı toplumsal statülere, farklı kökenlere ve farklı dinsel tercihlere sahip bireylerden oluşuyordu. Dolayısıyla “kentin dini” dediğimiz şey de tek biçimli ve değişmez bir sistem değildi.


Konuralp Tykhe’si: Kentin talihini görselleştirmek

Prusias ad Hypium’un mitolojik dünyasını anlamak açısından en dikkat çekici eserlerden biri Tykhe heykelidir. 1931 yılında Konuralp’te bulunan ve günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde korunan heykel MS 2. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Tykhe antik dünyada talih ve değişken kaderle ilişkiliydi. Fakat kent bağlamında anlamı daha genişti. Başındaki sur tacı, bereket boynuzu ve Ploutos figürü Tykhe’yi kent refahı, bolluk ve gelecekle ilişkilendirir. Bu nedenle heykel yalnızca bir tanrıça tasviri değildir. Prusias ad Hypium’da iyi kent yaşamının nasıl hayal edildiğine ilişkin bir görsel temsil olarak da okunabilir.


Ancak heykelin bulunması tek başına kentte bağımsız bir Tykhe tapınağı bulunduğunu veya kurumsallaşmış belirli bir Tykhe kültünü kanıtlamaz. Heykel bize öncelikle Tykhe ikonografisinin kentte anıtsal ölçekte kullanıldığını göstermektedir.



Orpheus Mozaiği: Mitoloji özel yaşamın içine girdiğinde

Konuralp’in mitolojik dünyasının başka bir önemli örneği Orpheus Mozaiğidir.

1950’li yıllarda kentin güneyinde bulunan mozaik, bir Roma villasının zemininde yer almaktaydı.

Merkezde lir çalan Orpheus bulunur. Etrafında onun müziğiyle sakinleşmiş hayvanlar ve dört mevsimin kişileştirmeleri yer alır. Mozaik, stilistik ve ikonografik özellikleri nedeniyle MS 3. yüzyıl sonu–4. yüzyıl başına tarihlendirilmektedir. (⁠DergiPark)

Bu örnek özellikle önemlidir.


Çünkü Tykhe gibi anıtsal bir kamusal heykelden farklı olarak Orpheus Mozaiği bir konut ortamından gelmektedir. Mitolojik imge böylece yalnızca tapınak veya meydanda değil, özel yaşam alanının görsel kültüründe de karşımıza çıkar.


Orpheus yalnızca dekoratif bir figür müydü?

Bir mozaiğin mitolojik konu içermesi, onun otomatik olarak dinsel bir kült nesnesi olduğu anlamına gelmez.

Bu ayrımı özellikle korumak gerekir.

Orpheus Mozaiği; ev sahibinin kültürel dünyasını, eğitimini, görsel tercihlerini, mitolojik bilgi repertuvarını ve statü göstergelerini yansıtmış olabilir. Dolayısıyla “Orpheus figürü bulundu → Orpheus kültü vardı” şeklinde doğrudan bir sonuç çıkaramayız.


Prusias ad Hypium mozaiğinin bize güvenle gösterdiği şey şudur:

Orpheus anlatısı, geç Roma döneminde kentte yaşayan seçkinlerin görsel dünyasının bir parçasıydı.

Bu da mitolojik anlatıların dinsel alanın ötesinde kültürel kimliğin parçası olduğunu gösterir.


Hypios: Nehir yalnızca coğrafya mıydı?

Prusias ad Hypium adı doğrudan Hypios Nehri ile ilişkilidir. Antik dünyada nehirler yalnızca fiziksel su kaynakları değildi. Birçok nehir tanrısal veya kişileştirilmiş figürler olarak tasvir edilirdi. Bu durum nehrin; tarımsal yaşam, ulaşım, coğrafi sınırlar, bereket ve kimi zaman yıkıcı taşkınlar üzerindeki etkisiyle bağlantılıydı.


Prusias ad Hypium sikkelerinde Hypios’un kişileştirilmiş bir nehir tanrısı olarak temsil edilmesi, doğal coğrafyanın kent kimliğinin görsel diline girdiğini göstermektedir. Burada önemli olan “insanlar nehri açıklayamadıkları için onu tanrılaştırdı” gibi basit bir neden-sonuç ilişkisi kurmak değildir.


Daha anlamlı olan, antik toplumların doğa ile insan yaşamı arasındaki ilişkiyi kişileştirme, ritüel ve mitolojik anlatılar aracılığıyla kültürel bir sisteme dönüştürdüğünü görmektir.



Kieros da bir figüre dönüşmüş olabilir mi?

Prusias ad Hypium’un sikkelerinde yalnızca Hypios değil, eski kent adı Kieros ile ilişkili kişileştirmelerle de karşılaşılır.

Bu durum özellikle dikkat çekicidir. Çünkü kent artık Prusias adıyla bilindiği hâlde, eski adı Roma döneminde görsel kültür içerisinde yaşamaya devam etmektedir. Kieros; bir nehir, yerel bir figür, kahraman

veya kentsel geçmişe ilişkin başka bir kişileştirme olarak yorumlanmıştır. Kesin kimliği tartışmalı olsa da esas tarihsel nokta açıktır:

Eski kent adı unutulmamıştır.


Dolayısıyla mitolojik veya kişileştirilmiş figürler yalnızca dinsel inançların değil, kent belleğinin de taşıyıcıları olabilir.



Dionysos ve kent yaşamı

Prusias ad Hypium’un mitolojik dünyasında Dionysos da önemlidir.

Dionysos yalnızca şarapla ilişkilendirilen bir tanrı değildir. Tiyatro, müzik, festival, toplumsal dönüşüm

ve ritüel deneyim onun kült dünyasının önemli parçalarıdır. Antik Yunan dünyasında tiyatro ve Dionysos arasındaki ilişki iyi belgelenmiştir.


Prusias ad Hypium’da antik tiyatronun varlığı ve Dionysos’la ilişkili ikonografik ya da epigrafik veriler bu nedenle birlikte düşünülmeye değerdir. Ancak burada da doğrudan bağlantı kurarken dikkat gerekir. Bir kentte tiyatro bulunması tek başına orada belirli bir Dionysos kültünün nasıl örgütlendiğini göstermez.

Benzer biçimde Dionysos tasvirlerinin varlığı da belirli festival programlarını kanıtlamaz. Asıl araştırılması gereken şey, Prusias ad Hypium’da Dionysos’a ilişkin verilerin hangi bağlamlarda ortaya çıktığıdır.


Kült ile mitoloji aynı şey midir?

Bu yazının önemli ayrımlarından biri burada ortaya çıkar.

Mitolojik figür ile kült aynı şey değildir.

Bir tanrının; mozaikte, heykelde, sikkede veya başka bir sanat eserinde görülmesi, o tanrının kentte mutlaka kurumsal bir kült merkezi bulunduğunu göstermez. Bir kültün varlığını daha güçlü biçimde ortaya koyabilmek için; tapınak, sunak, rahiplik, adak yazıtı, festival kaydı veya başka ritüel belgeler gibi kanıtlara bakmak gerekir. Bu nedenle Prusias ad Hypium’un mitolojik dünyasını araştırırken ikonografi ile dinsel pratikleri birbirinden ayırmak gerekir. Bu ayrım, sanat eserlerinin anlamını azaltmaz. Tam tersine onları daha doğru sorularla incelememizi sağlar.



Ritüeller kent toplumunu nasıl bir araya getiriyordu?

Antik din büyük ölçüde pratikler üzerinden yaşanıyordu. Kurban sunmak, adak adamak, festival düzenlemek, kutsal alana gitmek, yarışmalara katılmak ve dinsel alaylarda yer almak bireyi topluluğun parçası hâline getiren uygulamalardı. Bu nedenle ritüeller yalnızca tanrı ile insan arasında gerçekleşen işlemler değildir. Aynı zamanda insanların birbirleriyle olan ilişkilerini de düzenler.


Kim töreni finanse eder?

Kim rahip olur?

Kim festivalde ön sırada oturur?

Kim kurban sunar?

Kim yarışmaya katılır?


Bu sorular bizi dinden toplumsal hiyerarşiye götürür. Prusias ad Hypium’da Zeus Olympios rahipliği ve agonotheteslik gibi görevlerin yerel elitlerin kariyerlerinde görünmesi, dinsel yaşam ile kamusal statünün nasıl birbirine bağlanabildiğini göstermektedir.



Mitoloji siyasi meşruiyet üretir miydi?

Mitolojik geçmiş siyasal iktidar tarafından da kullanılabilirdi.

Helenistik hükümdarlar kendilerini Herakles, Dionysos, Zeus veya başka tanrısal ve kahramanlık gelenekleriyle ilişkilendirebiliyorlardı. Roma İmparatorluk Dönemi’nde ise imparatorluk iktidarı dinsel ve törensel bir dil içerisinde temsil edilebiliyordu. Ancak burada eski metindeki bir ayrımı düzeltmek gerekir:

Roma imparatorları genel olarak yaşamları sırasında doğrudan divus ilan edilmiş kişiler değildi.

Divus statüsü özellikle ölüm sonrasında Senato tarafından gerçekleştirilen apotheosis, yani tanrısallaştırma süreciyle ilişkilidir. Yaşayan imparator ise numen, genius, imparatorluk kültü ve çeşitli dinsel onurlandırmalar yoluyla kutsallık alanıyla ilişkilendirilebilirdi. Dolayısıyla siyasal iktidar ile din arasındaki ilişki güçlüydü; fakat bunun biçimleri dönemden döneme ve bölgeden bölgeye değişiyordu.



Mit ve kolektif bellek

Mitolojik anlatıların en önemli işlevlerinden biri geçmişi anlamlandırma biçimleri üretmeleridir.

Bir kent; kurucu kahramanlarını, tanrılarını, nehirlerini, yerel efsanelerini ve köken anlatılarını

hatırlayarak kendisi hakkında bir tarih oluşturabilir. Bu tarih modern tarihçilik anlamında “gerçekte ne oldu?” sorusunun cevabı olmak zorunda değildir.


Mit başka bir şeyi yapar:

Bir topluluğa geçmişiyle nasıl ilişki kuracağını söyler.


Prusias ad Hypium’da Kieros adının Roma dönemi görsel kültüründe yaşamaya devam etmesi bu açıdan özellikle önemlidir. Eski adın hatırlanması, kent tarihinin yalnızca yazılı kronolojide değil, imgelerde de sürdüğünü düşündürür.


Aslanlı Mozaik bize ne anlatıyor?

Konuralp’te bulunan Aslanlı Mozaik de mitolojik ve sembolik imgelerin gündelik yaşam mekânlarındaki kullanımını araştırmak açısından önemlidir.

Ancak burada da görüntünün anlamını doğrudan “inanç” olarak tanımlamamak gerekir.

Hayvan tasvirleri; mitolojik anlatı, güç sembolizmi, dekoratif repertuvar, av kültürü veya seçkin yaşam biçimi

gibi farklı anlam alanlarına sahip olabilir. Bir sanat eserini değerlendirirken figürün neyi temsil ettiğini yalnızca konusu değil; buluntu yeri, tarihi, kompozisyonu, benzer örnekleri ve ait olduğu mekân birlikte belirler.


Bu yaklaşım Konuralp’in mozaiklerini yalnızca “güzel eserler” olmaktan çıkarıp tarihsel belge niteliğinde okumamıza yardımcı olur.


Prusias ad Hypium’da mitoloji bize ne anlatıyor?

Prusias ad Hypium’un mitolojik dünyası tek bir kült veya tanrı etrafında örgütlenmiş değildir.

Bugün elimizdeki farklı buluntular farklı alanlara işaret eder:


Tykhe → kent, refah ve gelecek düşüncesi

Hypios → doğal coğrafyanın kişileştirilmesi

Kieros → kent belleği ve eski kimliğin devamı

Dionysos → festival, tiyatro ve ritüel dünya

Orpheus → özel yaşamda mitolojik görsel kültür


Bu örneklerin hiçbiri tek başına Prusias ad Hypium’un “inanç sistemini” bütünüyle açıklamaz.

Ama birlikte değerlendirildiklerinde, kent halkının mitolojik imgeleri kamusal, dinsel ve özel yaşamın farklı alanlarında kullandığını gösterirler.


Zerrin Avan

Sanat Tarihçisi




Kaynakça

  • Burkert, Walter. Greek Religion. Cambridge, MA: Harvard University Press, 1985.

  • Beard, Mary – North, John – Price, Simon. Religions of Rome. Cambridge: Cambridge University Press, 1998.

  • Versnel, H. S. Inconsistencies in Greek and Roman Religion. Leiden: Brill, 1990.

  • Sezer, Sultan Sezin. “Prusias ad Hypium Orpheus Mozaiği / The Orpheus Mosaic of Prusias ad Hypium.” Journal of Mosaic Research 8 (2015): 123–140. Prusias ad Hypium mozaiği bir Roma villasına aittir ve MS 3. yüzyıl sonu–4. yüzyıl başına tarihlendirilmiştir. (⁠DergiPark)

  • Ameling, Walter. Die Inschriften von Prusias ad Hypium. Inschriften griechischer Städte aus Kleinasien 27. Bonn, 1985.




Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
  • Instagram
  • Facebook
bottom of page