top of page
konuralp150915.png

MÖ 4.–3. Yüzyıllarda Bölgenin Siyasal Ortamı

  • 10 saat önce
  • 4 dakikada okunur

Yazan: Sanat Tarihçisi Zerrin Avan



MÖ 4.–3. Yüzyıllarda Bölgenin Siyasal Ortamı

Kieros’un Helenistik Dönem’de geçirdiği dönüşümü anlayabilmek için kenti yalnızca bugünkü Düzce Ovası ölçeğinde değil, MÖ 4. yüzyılın sonlarından itibaren kuzeybatı Anadolu’da şekillenen daha geniş siyasal coğrafya içinde değerlendirmek gerekir. Bu dönem, Pers hâkimiyetinin çözülmesi, Büyük İskender’in Anadolu seferi ve ardından Helenistik krallıkların ortaya çıkışıyla siyasal dengelerin yeniden kurulduğu bir süreçtir. Bithynia ise bu dönüşüm içinde kendine özgü bir gelişme göstermiş; Makedon hâkimiyetinin doğrudan denetimi altında kalmak yerine yerel hanedanının güçlenmesiyle bağımsız bir krallığa dönüşmüştür.


Bithynialıların kuzeybatı Anadolu’daki varlığı Helenistik Dönem’den çok daha eskiye uzanır. Herodotos, MÖ 5. yüzyılda Pers ordusuna katılan halkları sıralarken Bithynialılar hakkında şu bilgiyi verir:

“Bithynialılar, eskiden Strymonialılar diye anıldıklarını ve Strymon kıyısında yaşadıklarını söylüyorlardı; Traklar tarafından yurtlarından çıkarılmışlardı.”

Herodotos, Historiai, VII.75.




Herodotos’un anlatısı Bithynialıları Trakya ile ilişkilendiren antik geleneğin erken örneklerinden biridir. Ancak bu bilgi doğrudan Kieros’un kuruluşuna veya Kieros halkının kökenine ilişkin değildir. Bu nedenle Bithynialıların Trakya bağlantısından hareketle Kieros’un da aynı topluluk tarafından kurulduğunu söylemek, mevcut kanıtların ötesine geçen bir yorum olur.


MÖ 334’te Büyük İskender’in Hellespontos’u geçerek Pers İmparatorluğu’na karşı seferini başlatması, Anadolu’nun siyasal yapısını köklü biçimde değiştirdi. Bununla birlikte İskender’in Anadolu’daki ilerleyişi Bithynia’nın bütünüyle Makedon yönetimine girmesi sonucunu doğurmadı. Bölgede hüküm süren yerel hanedan, İskender’in komutanlarının hâkimiyet girişimlerine karşı direnebildi. Özellikle Bas döneminde Bithynia’nın siyasal özerkliğini koruduğu; İskender’in komutanlarından Kalas’ın bölgeyi denetim altına alma girişiminin başarısız olduğu antik tarih geleneğinde aktarılmaktadır.


İskender’in MÖ 323’te ölümünden sonra başlayan Diadokhoi mücadeleleri Anadolu’yu Antigonos Monophthalmos, Lysimakhos ve Seleukos gibi hükümdarların rekabet alanına dönüştürdü. Bithynia’daki yerel hanedan ise bu mücadelelerin yarattığı siyasal ortamdan yararlanarak konumunu güçlendirdi. Bas’ın ardından yönetimi devralan Zipoites, çevredeki Helenistik güçlerin müdahalelerine karşı hâkimiyetini korudu ve yaklaşık MÖ 297’de basileus, yani “kral” unvanını aldı. Bu gelişme Bithynia Krallığı’nın bağımsız bir Helenistik siyasal yapı olarak ortaya çıkışındaki temel dönüm noktalarından biri kabul edilmektedir (Cohen 1995; Marek 2016).



Prusias I, Greek (r. 238 -182 BCE) - Photo © President and Fellows of Harvard College
Prusias I, Greek (r. 238 -182 BCE) - Photo © President and Fellows of Harvard College

Görseldeki sikke Bithynia Krallığı dönemine ait bronz bir sikke örneğidir.

ÖN YÜZ: Sol tarafta zorlukla seçilebilen, sağa dönük bir baş figürü var. Bu tip sikkelerde genellikle kralın idealize edilmiş bir portresi bulunur. Başın çevresi aşınmış ama başın üst kısmında saç bukleleri seçilebiliyor. ARKA YÜZ: Çapraz bir çelenk ya da dal motifleriyle çevrili alan dikkat çekiyor. Bu, genellikle çelenk içinde yazıt (ör. “ΒΑΣΙΛΕΩΣ ΠΡΟΥΣΙΟΥ” = “Kral Prusias’ın”) . Çelenk, hem zafer hem de kraliyet meşruiyetini temsil eder. Yazı aşınma nedeniyle okunamıyor ama benzer tiplerde kralın adı mutlaka bu çelenk içinde yazılmıştır.





Zipoites’in ardından I. Nikomedes döneminde krallık daha belirgin bir kentsel ve siyasal örgütlenmeye kavuştu. Nikomedes’in kendi adını taşıyan Nikomedeia’yı kurması, Helenistik hükümdarlığın kentler üzerinden görünür hâle getirildiği yeni bir aşamayı temsil eder. Hükümdar adlarının kentlere verilmesi yalnızca adlandırma tercihi değildi; yeni siyasal hâkimiyetin coğrafya üzerinde ifade edilmesinin araçlarından biriydi. Kieros’un daha sonraki dönemde “Prusias” adını alması da bu Helenistik siyasal kültür içinde değerlendirilmelidir.


Ancak burada kronolojik açıdan önemli bir ayrım yapmak gerekir.


Bithynia Krallığı’nın MÖ 3. yüzyıl başlarında bağımsız bir güç olarak ortaya çıkması, Kieros’un aynı tarihte Bithynia hâkimiyetine girdiği anlamına gelmez. Kieros’un bu yüzyılın farklı aşamalarındaki siyasal statüsünü ayrıntılı biçimde gösterecek yazılı ve arkeolojik kanıtlar sınırlıdır. Kentin Herakleia Pontike ile ilişkisi ve daha sonra Bithynia Krallığı tarafından ele geçirilmesi, birbirinden ayrılması gereken tarihsel aşamalardır.


Kieros’un Bithynia egemenliğine geçişine ilişkin en önemli antik tanıklık, Herakleia Pontikeli Memnon’un tarihinin Konstantinopolis Patriği Photios tarafından korunmuş özetinde yer alır. Memnon, Bithynia kralı Prusias’ın Herakleia topraklarına yönelik faaliyetlerini aktarırken Kieros’un kaderini de açık biçimde belirtir:


“Prusias, Kieros’u ele geçirdi ve kente kendi adını verdi.”

Memnon, History of Heracleia, Photios, Bibliotheca, cod. 224.


Bu kısa kayıt, Kieros’un Helenistik tarihinin yeniden kurulmasında temel öneme sahiptir. Çünkü aynı anda üç olguyu belgelemektedir: Kieros adlı daha eski bir kentin varlığını, kentin Bithynia kralı Prusias tarafından ele geçirilmesini ve ardından hükümdarın adıyla yeniden adlandırılmasını. Bununla birlikte Memnon’un anlatısı, Kieros’un bundan önceki bütün siyasal tarihini açıklamaz. Dolayısıyla kentin hangi tarihten itibaren Herakleia Pontike’nin hâkimiyet alanında bulunduğu veya Bithynia ile Herakleia arasındaki sınır ilişkilerinin zaman içinde nasıl değiştiği ayrıca araştırılması gereken meselelerdir.


Kieros’un bulunduğu coğrafya

Kieros’un bulunduğu coğrafya bu mücadeleyi anlamak açısından dikkate değerdir. Yerleşim, Düzce Ovası’nın kuzey kesiminde, Hypios/Melen havzası üzerinden Karadeniz kıyıları ile iç Bithynia arasında bağlantı kurulabilecek bir konumdadır. Bu nedenle Kieros’un ele geçirilmesi yalnızca tek bir kentin el değiştirmesi olarak değil, Bithynia Krallığı’nın doğuya doğru genişlemesi bağlamında değerlendirilmelidir. Bununla birlikte Roma döneminde belgelenen yol ağlarını ve ulaşım düzenini doğrudan Helenistik Dönem’e taşımamak gerekir. Helenistik Kieros’un yol bağlantıları ve bölgesel ekonomik işlevi konusunda arkeolojik veriler henüz sınırlıdır.


MÖ 4.–3. yüzyıllar böylece Kieros açısından doğrudan anıtsal yapılardan çok değişen siyasal çevre ve egemenlik ilişkileri üzerinden okunabilen bir dönem olarak karşımıza çıkar. Pers hâkimiyetinin sona ermesi, Bithynia’daki yerel hanedanın bağımsızlığını koruması, Zipoites’in krallık unvanını alması ve Bithynia Krallığı’nın giderek bölgesel bir güce dönüşmesi, Kieros’un daha sonraki siyasal dönüşümünün zeminini hazırlamıştır.


Kieros’un Prusias’a dönüşmesi bu nedenle tek başına bir isim değişikliği değildir. Kentin eski siyasal bağlantılarından koparak Bithynia Krallığı’nın egemenlik alanına katılmasını ifade eden tarihsel bir kırılmadır. Bu kırılmanın hangi hükümdar döneminde, hangi tarihte ve Herakleia Pontike ile Bithynia arasındaki hangi mücadele sonucunda gerçekleştiği ise Kieros’un Bithynia dünyasına katılması başlığı altında daha yakından ele alacağım.


Zerrin Avan





Kaynakça
  • Herodotos. Historiai, VII.75.

  • Memnon of Heraclea. History of Heracleia, FGrHist 434; Photios, Bibliotheca, cod. 224.

  • Cohen, Getzel M. The Hellenistic Settlements in Europe, the Islands, and Asia Minor. Berkeley–Los Angeles–Oxford: University of California Press, 1995.

  • Marek, Christian. In the Land of a Thousand Gods: A History of Asia Minor in the Ancient World. Princeton: Princeton University Press, 2016.

  • Sevin, Veli. Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası I: Türk Tarih Kurumu Yayınları. Ankara.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
  • Twitter
  • Instagram
  • Facebook
  • Pinterest
bottom of page