Konuralp’in Kent Kökeni ve Kieros
- 20 Haz 2024
- 8 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 21 saat önce
Yazan: Zerrin Avan
Konuralp’in tarihsel bağlamını daha iyi açıklamak ve ziyaretçilere bölgenin antik geçmişi hakkında kapsamlı bilgi sağlamak amacıyla Kieros’un Arkaik dönemden itibaren Karadeniz ve Propontis’teki kolonizasyon, ticaret ve kültürel etkileşim ağları içerisindeki yerinin belirlenmesi gerekir.
Özellikle Kieros’u anlatırken:
Erken Demir Çağı → Arkaik dönem → Karadeniz kolonizasyonunun gelişmesi → Bithynia’daki yerel topluluklar → Kieros
şeklinde kronolojik bir yapı çok daha sağlam olur.
Prusias ad Hypium’un altında ne kadar eski bir kent vardır ve Kieros bu uzun yerleşim tarihinin hangi aşamasını temsil etmektedir?

Görsel: Atlaslı Büyük Uygarlıklar Ansiklopedisi, III Cilt, s.67
Konuralp’in kent kökeni
Kieros’un Mariandynia coğrafyasındaki Yunan kolonizasyon dünyasıyla ilişkisi gerçekten neydi?
Bugünkü Konuralp’te gelişen antik kentin tarihi, Roma İmparatorluk Dönemi’nde Prusias ad Hypium adıyla ulaştığı anıtsal kent dokusundan çok daha eskiye uzanmaktadır. Bununla birlikte kentin başlangıç tarihi, ilk sakinlerinin kimliği ve Kieros (Κίερος) adıyla bilinen yerleşmenin hangi koşullarda ortaya çıktığı henüz kesin olarak açıklanabilmiş değildir.
Bu nedenle Konuralp’in erken tarihini incelerken üç ayrı tarihsel olguyu birbirinden ayırmak gerekir: bölgede yerleşimin başlaması, Kieros adlı kentin ortaya çıkması ve Kieros’un Herakleia Pontike ile kurduğu siyasal-kültürel ilişki. Mevcut kaynaklar bu üç sürecin aynı zamanda gerçekleştiğini göstermemektedir.
Şu üç ihtimali birbirinden ayırmak gerekir:
yerli yerleşim → Yunan kültürel/ekonomik etkileşimi → polisleşme/kolonizasyon
Bunlar aynı şey değildir.
Bu ayrım Konuralp için özellikle önemli. Kieros’un bulunduğu coğrafya, Bithynia’nın yerel tarihinden ve bölgedeki Trak/Bithyn topluluklarından bağımsız düşünülemez. Dolayısıyla anlatıyı doğrudan “Yunanlar geldi ve Kieros’u kurdu” şemasına oturtmak yerine, yerel nüfus ile Karadeniz–Propontis kolonizasyon ağları arasındaki ilişkiyi araştırmak daha güncel ve akademik bir yaklaşım olur.
Arkeolojik materyallerde Yunan etkisinin bulunması, tek başına Yunan kolonisi olduğunu kanıtlamaz. Toponimi, antik yazılı kaynaklar, arkeolojik buluntular ve bölgesel tarih birbirleriyle karşılaştırılmalıdır.
“Kieros = Dor kolonisi = Megara kolonizasyonu” birbirinden ayrılması gereken üç farklı düzeydir.
Burada Kieros adının kendisi de araştırma konusu yapılmalı. Adın Yunan kaynaklarında Yunanca biçimde aktarılmış olması, yerleşimin mutlaka Yunanlar tarafından kurulmuş olduğu anlamına gelmez. Anadolu’daki çok sayıda yerleşim, Yunan ve Roma kaynaklarında Yunancalaştırılmış adlarla karşımıza çıkar; buna rağmen yerel/Anadolu kökenleri çok daha eski olabilir.
“Dor” ile “Megaralı” aynı kategori değildir. Dor, daha geniş bir etnik/dilsel-kültürel sınıflandırmadır; Megaralı ise belirli bir polis’e bağlı topluluğu ifade eder. Megara Dor dünyası içerisinde değerlendirilse bile, “Dor kolonisi” ifadesi tek başına “Megara kolonisi” anlamına gelmez.
apoikia ve koloni
Modern “koloni” sözcüğünün yaratabileceği yanlış çağrışım kavram karışıklığına sebep olur.
Bir apoikia, ana kentle (metropolis) kültürel ve dinsel bağlarını sürdürebilmesine rağmen genellikle kendi siyasal yapısına sahip yeni bir topluluktu. Asıl bilimsel mesele, Kieros’un bu hareket içindeki statüsünü kanıtlamaktır.

Coğrafya ve Erken Yerleşim Sorunu
Prusias ad Hypium, antik Bithynia’nın doğusunda, günümüzde Düzce Ovası’nın kuzey sınırını oluşturan yükseltiler üzerinde kurulmuştur. Antik kentin ovaya hâkim bir tepenin yamacında konumlandığı arkeolojik araştırmalarda da özellikle belirtilmektedir (Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Bu konum, Karadeniz kıyıları ile Düzce Ovası ve Anadolu’nun iç kesimleri arasındaki bağlantılar bakımından önemlidir. Ancak coğrafyanın yerleşmeye elverişli olması, tek başına Kieros öncesinde burada bir kent bulunduğunun kanıtı değildir.
Nitekim bugüne kadar yayımlanan arkeolojik veriler, Kieros öncesinde Konuralp tepesinde örgütlü bir kentsel yerleşmenin varlığını kesin olarak ortaya koymamıştır. Dolayısıyla kentin tarihini doğrudan Bithynler, Thynler veya başka bir yerel toplulukla başlatmak mevcut kanıtların sınırlarını aşacaktır.
Bununla birlikte Kieros’un ortaya çıktığı coğrafyanın, Kuzeybatı Anadolu ile Trakya ve Karadeniz dünyası arasındaki daha geniş nüfus ve kültür hareketlerinden bağımsız düşünülmesi de mümkün değildir. Bu nedenle Kieros öncesi evre, Konuralp tarihinin henüz arkeolojik olarak yeterince aydınlatılmamış ilk katmanı olarak değerlendirilmelidir.
Kieros: Kentin Bilinen İlk Adı
Antik kentin bilinen en eski adı Kierostur. Kieros’un kuruluş tarihi kesin değildir. Walter Ameling, kentin MÖ 279’dan önce mevcut olduğunu belirtmektedir. Modern kazı yayını da Ameling’in bu değerlendirmesini aktararak Herakleia Pontike’nin MÖ 6. yüzyıldaki kuruluş tarihi dikkate alındığında, MÖ 5. yüzyılın Kieros’un kuruluşu için olası bir tarih olarak düşünülebileceğini belirtmektedir (Ameling, 1985, s. 1; Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Burada MÖ 5. yüzyılın arkeolojik olarak kesinleşmiş bir kuruluş tarihi olmadığı özellikle vurgulanmalıdır. Bu tarih, Herakleia Pontike ile Kieros arasındaki tarihsel ilişkinin kronolojisinden hareketle oluşturulmuş bir öneridir.
Dolayısıyla mevcut bilgilerle:
“Kieros MÖ 5. yüzyılda kuruldu”
demek yerine,
“Kieros’un MÖ 5. yüzyılda ortaya çıkmış olabileceği düşünülmektedir”
ifadesi daha uygundur.
Xenophon, kaleme aldığı Anabasis VI.2.1'de MÖ 401/400 dolaylarında
“Megaralıların kolonisi olan bir Yunan kenti, Mariandynlerin ülkesinde.”
der. Herakleia yaklaşık MÖ 560’ta Mariandynlerin ülkesinde kurulmuştur. Kieros, I. Prusias’ın saldırısı sırasında Herakleia’nın egemenliğindeydi.
Kieros’u Herakleialılar mı Kurdu?
Kentin erken tarihindeki en önemli sorunlardan biri budur.
Modern literatürde Kieros sıklıkla Herakleia Pontike tarafından kurulmuş bir kent olarak tanımlanmaktadır. Nitekim Prusias ad Hypium tiyatrosunun son dönem kazılarını yayımlayan Okan, Bilir ve Çalışkan, “Herakleialı Memnon’a göre kent Herakleialılar tarafından kurulmuştur” ifadesini kullanmaktadır (Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Ancak burada antik kaynak ile modern yorum arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır.
Herakleialı Memnon’un tarihi günümüze bütünüyle ulaşmamıştır. Eserin önemli bölümleri, Bizans bilgini Photius’un Bibliotheca adlı eserinde yaptığı özet sayesinde bilinmektedir. I. Prusias’ın Kieros’u ele geçirmesini anlatan ilgili pasajda Memnon, Kieros’un Herakleialılar tarafından kurulduğunu söylemez.
Memnon’un verdiği bilgi daha sınırlı fakat son derece değerlidir: I. Prusias’ın savaş yoluyla Herakleialılara ait olan Kieros’u ele geçirdiğini, ardından kentin adını Prusias olarak değiştirdiğini bildirir. Aynı anlatıda Tios da Herakleialılara ait başka bir kent olarak belirtilmektedir (Memnon, Herakleia Tarihi, FGrHist 434 F 19.1 [Photius, Bibliotheca, cod. 224]).
Dolayısıyla antik kaynağın doğrudan kanıtladığı durum:
Kieros’un I. Prusias tarafından ele geçirildiği sırada Herakleia Pontike’nin egemenlik alanında bulunduğudur.
Memnon’un metni tek başına Kieros’un Herakleialılar tarafından sıfırdan kurulduğunu kanıtlamaz.
Bu ayrım kentin kökenlerini anlamak bakımından önemlidir. Çünkü iki farklı tarihsel model mümkündür:
Herakleialılar yeni bir yerleşme kurmuş olabilirler;
veya
daha önce var olan bir yerleşmeyi ele geçirerek ya da yeniden örgütleyerek kendi siyasal ve kültürel sistemlerine dâhil etmiş olabilirler.
Mevcut antik kaynaklar bu iki ihtimal arasında kesin bir seçim yapmamıza imkân vermemektedir.
Mariandyn coğrafyası → Herakleia Pontike’nin kolonizasyonu ve hinterlandı → Kieros → Herakleia’nın bölgesel kent sistemi → I. Prusias’ın MÖ 184/183 Kieros ve Tios’u ele geçirmesi → Kieros’un Prusias olarak yeniden adlandırılması.
Kieros Adı Nereden Geliyordu?
Kieros adının kökeni kesin olarak açıklanabilmiş değildir. Bu konuda iki temel yorum öne çıkmaktadır.
Georges Perrot, Kieros adını Yunanca ve Latince “hızlı hareket etmek” anlamıyla ilişkilendirdiği sözcüklerle açıklamış ve bunun bir akarsu adı için uygun olabileceğini ileri sürmüştür (Perrot–Guillaume, 1872, s. 21).
Bu görüşü destekleyebilecek daha önemli kanıt ise Prusias ad Hypium’un Roma döneminde bastığı sikkelerden gelir. Antoninus Pius dönemine ait bir kent sikkesinde Dionysos’un iki yanında Hypios ve Kieros, nehir tanrılarının kişileştirmeleri olarak gösterilmiştir. Memnon’un da Kieros’u bir nehir adıyla ilişkilendirdiği aktarılmaktadır (Memnon; Perrot–Guillaume, 1872, s. 21; Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Buna karşılık Maximinus dönemine ait kent sikkelerinde Kieros’un kişileştirilmiş tasviri, adın Yunan dünyasından gelen bir kahramanla ilişkili olabileceği yönünde farklı bir yoruma imkân vermektedir. Bu nedenle Kieros adının etimolojisi kesin olarak çözülmüş değildir (Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Burada dikkat çekici olan, adın gerçek etimolojisinden bağımsız olarak, Roma dönemindeki Prusiaslıların Kieros adını hâlâ hatırlıyor olmalarıdır. Kentin eski adı yüzyıllar sonra bile sikkeler üzerinde kişileştirilerek yaşatılmıştır. Bu durum Kieros’un Prusias ad Hypium’un kentsel belleğinin bir parçası olduğunu göstermektedir.
Herakleia Pontike ile Bağlantı
Kieros’un Herakleia Pontike ile güçlü ilişkisi ise tartışmalı değildir.
Herakleia Pontike, Karadeniz’in güney kıyısında gelişen önemli bir Grek kentiydi ve zaman içerisinde kıyının gerisindeki geniş bir hinterland üzerinde siyasal ve ekonomik etki kurmuştu. Kieros da I. Prusias’ın fethinden önce bu sistem içerisinde bulunuyordu.
Bu ilişkinin yalnızca siyasal egemenlikten ibaret olmayabileceğini düşündüren önemli veriler Prusias ad Hypium’un daha sonraki yurttaş örgütlenmesinde görülmektedir.
Roma İmparatorluk Dönemi’nde kentte on iki phyle, yani yurttaş topluluğu bilinmektedir. Bunların arasında Megaris, Thebais ve Dionysias gibi adların bulunması dikkat çekicidir. Ameling, Kieros’a Herakleia üzerinden gelen toplulukların Megara kökenli kurumları beraberlerinde taşımış olabileceklerini ve Herakleia’nın kuruluş geleneğindeki Boiotia unsurlarının izlerinin de bu phyle adlarında yaşamış olabileceğini düşünmektedir (Ameling, 1985, s. 2).
Bu durum Kieros ile Herakleia arasında nüfus, kurum ve kültür aktarımının gerçekleşmiş olabileceğine işaret eder.
Ancak söz konusu phyle adları Roma dönemine ait belgelerden bilinmektedir. Bu nedenle bunları yüzlerce yıl önce gerçekleşmiş bir kolonizasyon hareketinin doğrudan belgesi olarak değil, Prusias ad Hypium toplumunun eski kökenlerine ilişkin kurumsal belleğinin göstergeleri olarak değerlendirmek daha ihtiyatlıdır.
Kieros Adının Kökeni
Kieros adının kökeni de kesin olarak çözülebilmiş değildir.
Georges Perrot, Kieros adını Yunanca ve Latince “hızlı hareket etmek” anlamındaki sözcüklerle ilişkilendirerek bunun bir akarsu adı olabileceğini ileri sürmüştür (Perrot–Guillaume, 1872, s. 21).
Bu görüş açısından önemli bir başka veri Prusias ad Hypium sikkelerinden gelir. Antoninus Pius dönemine ait bir kent sikkesinde Dionysos’un iki yanında Hypios ve Kieros nehir tanrılarının kişileştirmeleri görülmektedir. Bu ikonografi Kieros adının yerel bir akarsuyla bağlantılı olabileceğini düşündürmektedir (Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Bununla birlikte İmparator Maximinus döneminde basılan sikkelerde Kieros’un kişileştirilmiş tasviri, adın Yunan dünyasındaki bir kahraman veya mitolojik kişilikle ilişkilendirilebileceği yönünde farklı yorumlara da yol açmıştır (Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Bu nedenle Kieros adının kesin etimolojisini belirlemek şimdilik mümkün değildir.
Fakat sikkelerin ortaya koyduğu başka bir tarihsel gerçek son derece önemlidir: Kierosluların eski kent adı, Prusias ad Hypium adının kullanılmaya başlanmasından yüzyıllar sonra bile unutulmamıştır.
Kieros’un Roma döneminde sikkeler üzerinde yeniden görünmesi, eski adın kentin kolektif belleğinde yaşamaya devam ettiğini göstermektedir.
Pers Dönemi ve Greko-Pers Buluntular
Konuralp’in erken tarihi açısından değerlendirilmesi gereken başka bir veri grubu MÖ 4. yüzyıla tarihlenen Greko-Pers karakterli eserlerdir.
Prusias nekropolünden geldiği bildirilen metal buluntular arasında Greko-Pers üslubunda değerlendirilen eserlerin bulunması, bölgenin Akhaimenid dünyasıyla ilişkisini düşündürmektedir (von Bothmer, 1984; Treister, 2010; Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Ancak bu eserlerin varlığı Kieros’un Pers karakterli bir kent olduğunu göstermez.
Nitekim son dönem kazılarını değerlendiren araştırmacılar, kentte gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda Kimmer, Lydia veya Pers hâkimiyetini doğrudan ortaya koyan arkeolojik bir tabakanın henüz belirlenemediğine dikkat çekmektedirler (Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Dolayısıyla söz konusu Greko-Pers eserleri, Konuralp’in MÖ 4. yüzyıldaki kültürel ve ekonomik bağlantıları açısından önemli olmakla birlikte, kentin siyasal veya etnik kimliğinin doğrudan kanıtı olarak kullanılamaz.
Arkeolojik Olarak Bildiğimiz En Erken Kent
Kieros’un en büyük araştırma problemi, yazılı kaynaklarda anlatılan erken kentin arkeolojik dokusunun henüz yeterince ortaya çıkarılamamış olmasıdır.
Bugün Konuralp’te görülebilen tiyatro ve diğer yapıların önemli bölümü Roma İmparatorluk Dönemi’nin kentleşme süreciyle ilişkilidir.
Buna karşılık tiyatronun batısında gerçekleştirilen kazılarda bulunan MÖ 3.–2. yüzyıllara tarihlenen siyah firnisli seramikler, Prusias ad Hypium’un Roma öncesi yerleşim tarihini doğrudan belgeleyen önemli arkeolojik verilerdir. Kazı ekibi bu seramiklerin tiyatronun tarihini değil, alandaki daha erken yerleşim evresini gösterdiğini özellikle belirtmektedir (Okan–Bilir–Çalışkan, 2022).
Bu nedenle bugün için Kieros’un arkeolojik olarak daha güvenli biçimde izlenebildiği dönem Hellenistik Dönemdir.
MÖ 5. yüzyıla kadar uzanan kuruluş önerisi ise henüz aynı güçte stratigrafik arkeolojik kanıtlarla desteklenmemektedir.
Kieros’tan Prusias’a
Kieros’un siyasal tarihinde büyük dönüşüm Bithynia Kralı I. Prusias döneminde gerçekleşmiştir.
Memnon’un aktardığına göre Prusias savaş yoluyla Herakleialılara ait Kieros’u ele geçirmiş ve kentin eski adını değiştirerek kendi adını vermiştir. Aynı sefer sırasında Herakleialılara ait Tios’u da ele geçirmiş, ardından Herakleia’nın kendisini kuşatmıştır (Memnon, FGrHist 434 F 19.1).
Bu anlatı, Kieros’un isim değişikliğinin yalnızca sembolik olmadığını göstermektedir.
Kieros → Prusias dönüşümü aynı zamanda siyasal egemenliğin değişmesidir.
Kent Herakleia Pontike’nin egemenlik alanından çıkarak Bithynia Krallığı’nın siyasal coğrafyasına katılmıştır.
Daha sonra aynı adı taşıyan diğer kentlerden ayrılması ve Hypios ile coğrafi ilişkisinin belirtilmesi amacıyla kent Prusias pros to Hypio / Prusias ad Hypium adıyla anılmıştır (Ameling, 1985, s. 1–3).
Kentin Kökenlerine Bugünden Bakmak
Bugünkü bilgiler ışığında Konuralp’in erken tarihini doğrusal ve kesin bir kuruluş hikâyesi şeklinde anlatmak mümkün değildir.
Özellikle:
“Herakleialılar MÖ 5. yüzyılda Kieros adlı bir Yunan kolonisi kurdular”
şeklindeki kesin ifade mevcut kanıtların söylediğinden daha fazlasını ileri sürmektedir.
Bunun yerine kaynakların izin verdiği tarihsel çerçeve şöyledir:
Kieros öncesi henüz tanımlanamayan yerleşim evresi → Kieros’un ortaya çıkışı → Herakleia Pontike’nin egemenliği ve kültürel/kurumsal etkisi → I. Prusias’ın fethi → Prusias → Prusias ad Hypium.
Bu zincirin özellikle ilk iki halkası hâlâ açık bir araştırma alanıdır.
Konuralp’te gelecekte yapılacak kazılarda MÖ 5. yüzyıl veya daha eski tarihlere ait güvenilir stratigrafik tabakaların ortaya çıkarılması, tartışmanın niteliğini bütünüyle değiştirebilir. Böyle bir veri, Herakleialılar geldiğinde burada kimlerin yaşadığı, Kieros’un yeni kurulmuş bir koloni mi yoksa daha eski bir yerleşmenin yeniden örgütlenmiş biçimi mi olduğu sorularının cevaplanmasını sağlayabilir.
Bugün için söyleyebileceğimiz en güvenli şey şudur:
Kieros, Konuralp’in bilinen en eski kent adıdır; fakat Konuralp’teki yerleşim tarihinin başlangıç noktası olduğu henüz kanıtlanmış değildir.
Zerrin Avan
Kaynaklar
Ameling, W. (1985), Die Inschriften von Prusias ad Hypium, Inschriften griechischer Städte aus Kleinasien 27, Bonn.
Arslan, M. (2007), Memnon: Herakleia Pontike Tarihi (Peri Herakleias), Ankara.
Memnon, Herakleia Tarihi, FGrHist 434, F 19.1; Photius, Bibliotheca, cod. 224.
Okan, E.; Bilir, A.; Çalışkan, D. (2022), “Prusias ad Hypium Antik Tiyatrosu: Yeni Kazılar, İlk Veriler”, Höyük, 9.
Perrot, G.; Guillaume, E. (1872), Exploration archéologique de la Galatie et de la Bithynie, d’une partie de la Mysie, de la Phrygie, de la Cappadoce et du Pont, Paris.
Treister, M. (2010), “Achaemenid and Achaemenid-Inspired Goldware and Silverware, Jewellery and Arms and Their Imitations to the North of the Achaemenid Empire.”
von Bothmer, D. (1984), A Greek and Roman Treasury, New York.



Yorumlar