Roma İmparatorluğu Prusias ad Hypium’da Nasıl Görünür Oluyordu?
Yazan: Sanat Tarihçisi Zerrin Avan
Roma İmparatorluğu, Prusias ad Hypium’da yalnızca uzaktaki bir siyasal otorite değildi. İmparatorların adları yazıtlarda, yurttaş topluluklarının isimlerinde, kamusal onurlandırmalarda ve kenti yöneten yerel seçkinlerin görevlerinde görünür hâle geliyordu. İmparator ve ordunun kentten geçişi ise bu ilişkinin gündelik yaşamı doğrudan etkileyebildiği anlardan biriydi. Prusias ad Hypium’un yazıtları, Roma ile yerel kent arasındaki bağın yalnızca yönetim yoluyla değil; tören, hizmet, temsil ve kamusal hafıza aracılığıyla da kurulduğunu göstermektedir.
Roma bir Anadolu kentinde nasıl var oluyordu?
Bugün Roma İmparatorluğu denildiğinde akla çoğunlukla imparatorlar, lejyonlar, eyaletler ve büyük askerî hareketler gelir.
Fakat imparatorluk yalnızca merkezden yönetilen devasa bir siyasal yapı değildi. Roma’nın gücü Anadolu’daki kentlerde çok daha gündelik biçimlerde görünür hâle geliyordu. Bir imparatorun adını taşıyan yazıt, bir meydanda dikilen onurlandırma, yerel bir yöneticinin imparatoru karşılaması, bir yurttaş topluluğuna verilen hanedan adı veya imparatorluk ordusunun kentten geçişi Roma ile yerel toplumun kesiştiği alanlardı. Prusias ad Hypium’dan günümüze ulaşan yazıtlar bu ilişkinin farklı yönlerini izlememizi sağlar. Bu nedenle kentin Roma dönemini anlamak için yalnızca “Roma burayı ne zaman yönetti?” sorusunu sormak yeterli değildir.
Daha önemli soru şudur:
Roma İmparatorluğu Prusias ad Hypium’da nasıl görünür oluyordu?
İmparatorun adı kentteydi
Prusias ad Hypium’dan bilinen yazıtlar arasında Roma imparatorlarını onurlandıran örnekler bulunmaktadır.
Hadrianus dönemine tarihlenen yazıtlarda imparatorun resmî unvanlarının kullanıldığı görülür. Hadrianus burada yalnızca adı geçen tarihsel bir kişi değildir; imparatorluk iktidarının kamusal alanda temsil edildiği bir figürdür. Bu tür yazıtların kentte bulunması önemlidir. Çünkü imparator fiziksel olarak sürekli kentte bulunmasa bile onun adı ve unvanları kamusal mekânda dolaşımdaydı. İmparatorluk böylece kente yalnızca yönetim kararları aracılığıyla değil, görsel ve yazılı temsil yoluyla da giriyordu.
Prusias ad Hypium’un Roma dönemindeki kent kimliğinin bir boyutu da burada ortaya çıkar:
Kent kendi yerel kurumlarını sürdürürken aynı zamanda Roma imparatorunun siyasal otoritesini kamusal alanda görünür kılıyordu.
İmparator gerçekten Prusias ad Hypium’a geldi mi?
Antik Prusias ad Hypium hakkında modern başvuru eserleri Hadrianus, Caracalla ve Elagabalus’un kenti ziyaret ettiğini veya kentle doğrudan ilişkili seyahatlerinin bulunduğunu aktarır.
Fakat “imparator ziyareti” kavramını da dikkatli kullanmak gerekir. Bir imparatorun bölgedeki seyahat güzergâhında bulunması, kente resmî bir ziyaret gerçekleştirmesi, kentten geçmesi veya kent tarafından törenle karşılanması aynı şey değildir. Bu nedenle mümkün olduğunca her imparator için ilgili epigrafik ve tarihsel kanıt ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Prusias ad Hypium açısından özellikle dikkat çekici olan, MS 211 yılına tarihlenen bir onurlandırma yazıtıdır. Bu yazıt imparatorluk ile kent arasındaki ilişkinin yalnızca sembolik olmadığını göstermektedir.
Asklepiodotos ve imparatorun geçişi
Klaudios Tineios Asklepiodotos’un onurlandırıldığı yazıtta onun çok sayıda kent görevinin yanında olağanüstü bir hizmetinden de söz edilir.
Metne göre Asklepiodotos, görevde bulunduğu sırada İmparator Marcus Aurelius Antoninus’u — yani Caracalla’yı —, tanrılaştırılmış Septimius Severus’u ve “kutsal ordularını” doğuya doğru ilerlerken uğurlama veya geçiş hizmetlerini yerine getirmiştir. Yazıt MS 211’e tarihlenmektedir. (inscriptions.packhum.org)
Bu birkaç satır son derece önemlidir.
Çünkü Roma İmparatorluğu’nu soyut bir siyasal yapı olmaktan çıkarıp doğrudan kent yaşamına getirir. Bir imparator ve büyük askerî birlikler kentten veya kentin yakınından geçtiğinde bunun yalnızca törensel bir karşılaşma olmadığı düşünülmelidir.
Böyle hareketler;
konaklama, iaşe, ulaşım, hayvan ve araç temini, güvenlik, resmî karşılama ve çeşitli lojistik hizmetler
gerektirebilirdi. Yazıtın Asklepiodotos’un bu hizmetini özellikle kaydetmesi, böylesi bir geçişin yerel yönetim açısından kayda değer bir görev olduğunu göstermektedir.
“Kutsal ordular” ne demektir?
Yazıtta kullanılan ifade modern okuyucu için dikkat çekicidir:
“kutsal ordular.”
Buradaki “kutsal” nitelemesi ordunun dinsel bir birlik olduğu anlamına gelmez. Roma İmparatorluk Dönemi siyasal dilinde imparatora ait kişi, kurum ve unsurların kutsallık diliyle tanımlanması, imparatorluk ideolojisinin bir parçasıydı. Dolayısıyla ifade, ordunun imparatorla ilişkili statüsünü ve imparatorluk makamına yüklenen kutsallığı yansıtır. Bu ayrıntı bize Roma siyasal dilinin Prusias ad Hypium’daki bir yerel onurlandırma yazıtına kadar ulaştığını gösterir. Roma’nın varlığı yalnızca askerî güçte değil, kullanılan dilde de görünürdür.
Bir kent imparatoru nasıl karşılardı?
İmparatorluk seyahatleri antik kentler açısından önemli olaylardı.
Bir imparatorun kente gelişi veya kentten geçişi, yerel seçkinlere hem ağır bir sorumluluk hem de büyük bir prestij fırsatı sağlayabilirdi. Kent adına düzenlenen karşılama törenleri, imparatora sunulan onurlar, kamusal harcamalar, yol ve konaklama düzenlemeleri ve kent adına yürütülen diplomatik ilişkiler, yerel elitlerin etkin rol oynadığı alanlardı. Bu nedenle Asklepiodotos’un hizmeti yalnızca kişisel bir başarı değildir.
Onun kariyerinde yerel yönetim ile imparatorluk hareketliliği kesişmektedir. Prusias ad Hypium’un bir yerel yöneticisi, bir anda çok daha büyük bir siyasal sistemin işleyişinin parçası hâline gelebilmektedir.
Roma’yı kentte kim temsil ediyordu?
Roma İmparatorluğu’nun Anadolu kentlerinde işlemesinin dikkat çekici yönlerinden biri, merkezî yönetimin her yerel işi doğrudan yürütmek zorunda olmamasıydı. Kentlerin kendi kurumları ve yerel elitleri vardı.
Arkhonlar, agoranomoslar, grammateis, rahipler ve diğer yerel görevliler kent yaşamının devamlılığını sağlıyordu. Bu kişiler aynı zamanda gerektiğinde Roma yönetimiyle kent arasında aracılık yapabiliyordu.
Dolayısıyla yerel elitleri yalnızca “Roma’nın görevlileri” olarak tanımlamak doğru değildir. Onlar öncelikle kendi kentlerinin seçkin yurttaşlarıydı. Fakat tam da bu nedenle Roma imparatorluk sisteminin yerel ölçekte işlemesinde vazgeçilmez bir rol oynayabiliyorlardı. Prusias ad Hypium’da imparatorluğun gündelik varlığını anlamak istiyorsak yalnızca imparatorlara değil, imparatorlukla ilişki kuran yerel insanlara da bakmamız gerekir.
İmparatorluk kent toplumunun isimlerine kadar girmişti
Prusias ad Hypium’un phylēleri üzerine yazıtlarda görülen adlandırmalar bu ilişkinin başka bir boyutunu gösterir.
Hadriane,
Tiberiane,
Antoniane,
Faustiniane,
Sebastene
gibi phylē adları, Roma imparatorları ve hanedan dünyasıyla ilişkilidir. Bu durum son derece çarpıcıdır. Çünkü imparatorluk burada yalnızca resmî bir devlet yapısı değildir. İmparator ve hanedanının isimleri yurttaş topluluğunun kendi iç örgütlenmesine kadar girmiştir. Ancak bu durum Yunan polis geleneğinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Tam tersine phylē sistemi Yunan kent geleneğinin bir parçasıdır.
Roma döneminde olan şey, eski yerel kurumların yeni siyasal dünyanın isimlerini ve anlamlarını taşıyabilmesidir. Böylece imparatorluk ile yerel gelenek birbirinin alternatifi olmak yerine aynı kent düzeni içerisinde yan yana yaşayabilmiştir.
İmparatorluk kültü meselesinde dikkatli olmak gerekir
Roma dönemine ait yazıtlarda imparatorların tanrısal veya kutsallıkla ilişkili ifadelerle anılması bizi kolaylıkla “imparator kültü” sonucuna götürebilir.
Ancak her imparatorluk referansını doğrudan imparator kültü olarak değerlendirmek doğru değildir. Aynı şekilde Asklepiodotos’un Zeus Olympios rahibi olması da tek başına onun imparator kültü rahibi olduğunu göstermez. Prusias ad Hypium’da Zeus Olympios önemli bir kült figürüydü; yazıtlar Zeus Olympios onuruna düzenlenen oyunları ve bunlarla ilişkili agonothesia görevlerini belgelemektedir. (inscriptions.packhum.org)
Dolayısıyla burada üç farklı alanı ayırmak gerekir: geleneksel tanrı kültleri, imparatorluk ideolojisi, ve doğrudan imparator kültü. Bunlar birbirleriyle ilişki kurabilir; fakat otomatik olarak aynı şey değildir. Bu ayrım, Roma dönemi Prusias ad Hypium’un dinsel yaşamını daha doğru değerlendirmek açısından önemlidir.
Kamusal onurlandırma neden önemliydi?
Roma döneminde bir kişinin kent için yaptığı hizmetlerin yazıtla kaydedilmesi sıradan bir teşekkür biçimi değildi. Kamusal onurlandırma, kentin hangi davranışları değerli gördüğünü de ortaya koyuyordu.
Bir yurttaş;
kente para harcadığı, kıtlık döneminde hizmet verdiği, kamusal görevleri yerine getirdiği, dinsel etkinlikleri yönettiği veya imparatorlukla ilişkili sorumlulukları üstlendiği için onurlandırılabiliyordu. Bu yazıtlar böylece iki yönlü çalışır.
Bir tarafta bireyin prestijini oluştururlar.
Diğer tarafta kent toplumuna şu mesajı verirler:
İyi yurttaştan beklenen budur.
Bu nedenle Prusias ad Hypium’un onurlandırma yazıtları yalnız bireylerin biyografileri değildir. Aynı zamanda kentin siyasal ve toplumsal değerlerinin kamusal biçimde ilan edildiği araçlardır.
Roma ile ilişki kente ekonomik yük de getiriyor muydu?
İmparatorlukla bütünleşmenin yalnızca prestij sağladığını düşünmek eksik olur.
İmparatorların, yüksek görevlilerin veya büyük askerî birliklerin seyahati kentler açısından önemli ekonomik yükler de oluşturabiliyordu. Asklepiodotos’un imparator ve orduların geçişi sırasında üstlendiği hizmetlerin yazıtta övgüyle belirtilmesi bu açıdan yeniden düşünülebilir. Bir kent için imparatorluk yol ağı üzerinde bulunmak; ticari fırsatlar, siyasal görünürlük ve prestij sağlayabildiği gibi, iaşe, konaklama, nakliye ve kamusal harcama yükümlülüklerini de beraberinde getirebilirdi.
Dolayısıyla Roma İmparatorluğu ile bütünleşmeyi yalnızca “gelişme” veya “refah” üzerinden okumak yeterli değildir. İmparatorlukla ilişki aynı zamanda kaynak, emek ve organizasyon gerektiren bir yükümlülükler sistemi anlamına da gelebiliyordu.
Prusias ad Hypium imparatorluk ağının neresindeydi?
Prusias ad Hypium’un coğrafi konumu bu açıdan önemlidir.
Kent, kuzeybatı Anadolu ile Karadeniz kıyıları arasındaki bağlantı bölgesinde bulunuyordu. Antik yol ağları açısından Nikomedia ile Pontos yönündeki güzergâhlarla ilişkili bir konuma sahipti. Princeton Encyclopedia of Classical Sites, Prusias ad Hypium’u Nikomedia’dan Amastris yönüne uzanan yol üzerinde önemli bir kent olarak tanımlar ve Hadrianus, Caracalla ve Elagabalus’un kentle bağlantılı ziyaretlerini kaydeder. (Perseus)
Ancak burada da dikkatli olmak gerekir. Bir kentin önemli bir yol üzerinde bulunması, onun bütün dönemlerde aynı ekonomik veya askerî işleve sahip olduğu anlamına gelmez. Yine de MS 3. yüzyıl yazıtındaki imparator ve ordunun doğuya hareketi, Prusias ad Hypium’un en azından belirli dönemlerde imparatorluk hareketliliğiyle doğrudan karşılaştığını göstermektedir. Bu durum kentin coğrafyasını yalnızca yerel ölçekte değil, daha geniş Anadolu bağlantıları içerisinde düşünmemizi sağlar.
Roma kenti olmak ne demekti?
Prusias ad Hypium örneği bizi daha geniş bir soruya götürür:
Bir Anadolu kentinin Roma İmparatorluğu içinde bulunması gerçekte ne anlama geliyordu?
Bu, yerel kurumların ortadan kalkması anlamına gelmiyordu.
Kent; kendi arkhonlarına, kendi meclisine, kendi yurttaş topluluklarına, yerel kültlerine ve geleneksel kamusal kurumlarına sahip olmaya devam edebiliyordu. Aynı zamanda; Roma imparatorlarını onurlandırıyor, hanedan isimlerini kent örgütlenmesine taşıyor, imparatorluk ordularını ağırlıyor, Roma siyasal dilini kullanıyor ve daha büyük bir eyalet sisteminin içinde hareket ediyordu. Dolayısıyla Prusias ad Hypium’u “yerel” ve “Romalı” kimliklerden yalnızca biriyle açıklamak mümkün değildir.
Kentin Roma dönemi kimliği bu iki alanın sürekli karşılaşmasıyla oluşmuştur.
Roma’nın varlığı yalnızca yapılarda mı görülür?
Bugün Konuralp’te Roma dönemini büyük ölçüde mimari kalıntılar üzerinden algılarız. Antik tiyatro,
Roma Köprüsü, surlar, mezar stelleri ve heykeller bu dönemin en görünür izleridir. Fakat yazıtlar bize farklı bir Roma gösterir.
Bir imparatorun kentten geçişini, bir yerel seçkinin bunun için yaptığı harcamaları, bir yurttaş grubunun taşıdığı imparatorluk adını, bir kişinin imparator adına diktiği onurlandırmayı ve kamusal görevlerin ardındaki insan ilişkilerini. Bunlar fiziksel olarak büyük anıtlar kadar kolay görünmez. Ama bir kentin nasıl işlediğini anlamak için en az yapılar kadar önemlidir.
Bugünkü Konuralp’te neyi yeniden okumamız gerekiyor?
Prusias ad Hypium’un Roma geçmişini yalnızca “Roma döneminde gelişmiş bir kentti” cümlesiyle anlatmak artık yeterli değildir.
Daha anlamlı sorular sorabiliriz:
Roma burada kimler aracılığıyla işliyordu?
İmparatorun gelişi kent halkı için ne anlama geliyordu?
İmparatorluk, yerel kurumları nasıl dönüştürüyordu?
Kent Roma’ya bağlılığını nasıl görünür kılıyordu?
Bu ilişkinin maliyetini kim karşılıyordu?
Bu soruların tamamının cevabı elimizde değildir. Fakat yazıtlar, büyük siyasal tarih ile yerel kent yaşamı arasındaki boşluğu doldurmaya başlamamızı sağlar. Prusias ad Hypium’un önemi de burada ortaya çıkar.
Kent yalnızca Roma döneminden kalma yapıların bulunduğu bir arkeolojik alan değildir.
Roma İmparatorluğu’nun yerel toplumlarla nasıl ilişki kurduğunu, yerel seçkinlerin bu sistem içinde nasıl hareket ettiğini ve imparatorluk kimliğinin kent yaşamına nasıl yerleştiğini inceleyebileceğimiz tarihsel bir laboratuvardır. Bu açıdan bakıldığında Roma, Prusias ad Hypium’da yalnızca hükmeden bir güç değildir.
Yazıtlarda konuşan, kentten geçen, onurlandırılan, masraf yaratan, yerel kurumların isimlerine giren ve kent halkının kendi siyasal dilini yeniden biçimlendiren bir varlıktır.
Prusias ad Hypium’un Roma dönemi kimliği tam da bu karşılaşmalar içerisinde oluşmuştur.
Zerrin Avan
Sanat Tarihçisi
Kaynakça
Ameling, Walter. Die Inschriften von Prusias ad Hypium. Inschriften griechischer Städte aus Kleinasien 27. Bonn: Rudolf Habelt, 1985.
Marek, Christian. In the Land of a Thousand Gods: A History of Asia Minor in the Ancient World. Princeton: Princeton University Press, 2016.
The Princeton Encyclopedia of Classical Sites. “Prusias ad Hypium (Konuralp or Üskübü), Turkey.”
Prusias ad Hypium’dan Klaudios Tineios Asklepiodotos ile ilişkili MS 211 tarihli onurlandırma yazıtı: IK Prusias ad Hypium 9. (inscriptions.packhum.org)
Hadrianus’a ilişkin onurlandırma yazıtları: IK Prusias ad Hypium 33–34. (epigraphy.packhum.org)




Yorumlar